Evidence ne demek?
Türkçe karşılığı: delil
Konu: Dava ve yargılama
Evidence teriminin anlamı
Bir olgunun varlığını ya da yokluğunu mahkemeye kanıtlamak için sunulan belge, tanık beyanı, bilirkişi görüşü ve benzeri her türlü araçtır. İngilizcede sayılamayan bir isimdir: 'an evidence' ya da 'evidences' denmez, tek bir delil için 'a piece of evidence' kullanılır; kelime ayrıca delillere ilişkin kuralları düzenleyen alanı (law of evidence) da anlatır. Common law yargılamasında duyuma dayalı tanıklık (hearsay) gibi bazı delillerin kabulü sınırlıdır; Türk hukukunda ise senet, tanık, bilirkişi ve keşif gibi delil türleri usul kanununda düzenlenir ve hâkim delilleri kural olarak serbestçe değerlendirir.
Örnek cümle
- İngilizce
- The court held that the emails were admissible as evidence of the agreement between the parties.
- Türkçe
- Mahkeme, e-postaların taraflar arasındaki anlaşmanın delili olarak kabul edilebileceğine karar verdi.
İlgili terimler
- Burden of proof
ispat yükü
- Expert witness
bilirkişi
- Affidavit
yeminli yazılı beyan
- Subpoena
celpname (zorunlu çağrı)
- Prima facie
ilk bakışta; aksi ispatlanana kadar
Terimleri uygulamada çalışın
Evidence gibi terimler, tanımı okunduğunda değil, bir sözleşme ya da dava metni içinde görülüp tekrar edildiğinde kalıcı olur.
Hukuk İngilizcesi Eğitim Seti'nin önceden kaydedilmiş video dersleri terimleri Türkçe anlatımla, sözleşme ve dava metinleri içinde işler; terimlerin kullanım alanları ve daha fazla örnek cümle sete dahil Hukuk İngilizcesi Sözlüğü'nde yer alır. Öğrendiğiniz terimleri mobil uygulamanın premium bölümlerinde gün içine yayarak tekrar edebilirsiniz; bir yıllık premium erişim de sete dahildir.
Diğer terimler için İngilizce hukuk terimleri dizinine, alanlara göre gruplanmış bir liste için hukuk İngilizcesi terimleri rehberine, genel bir giriş için hukuk İngilizcesi nedir sayfasına bakabilirsiniz.
